Uzunçarşı Diş Polikliniği

Sıkça Sorulan Sorular

    Porselen diş mi yoksa plastik diş mi yaptırsam
    daha iyi olur?
Cevap: Porselen materyali daha dirençli olduğu için, her açıdan bakıldığında plastik yerine porselen kuronların tercih edilmesi gerekmektedir. Ayrıca porselen, dişeti dostu ve estetik olarak da üstün bir malzemedir.
    Diş ağrısı nedir?
Cevap: Diş ağrısı; dişin çürümesi, minesinin aşınması, dişetlerinin iltihaplanması veya diş köklerinin iltihaplanması gibi nedenlerden kaynaklanır.
Diş ağrısı, neredeyse her insanın hayatının bir veya birden fazla döneminde şikayet ettiği bir rahatsızlıktır. Genel kanı, diş ağrılarının basit ağrılar olduğu yönündedir ve bu nedenle dayanılmaz hale gelinceye kadar diş hekimine gitmek genellikle ertelenir. Ayrıca yine aynı kanı nedeniyle bilinçsiz ağrı kesici kullanımının ve çeşitli yöntemlerin en sık görüldüğü ağrı çeşitlerinden biridir.
    Diş ağrılarının nedenleri
  • Diş çürükleri ve diş abseleri
  • Diş minesinin aşınması
  • Dişeti hastalıkları
  • Gömülü dişler
  • Sinüzit gibi ağız dışı hastalıklar sıralanabilir.
  • Diş ağrıları nedenleri arasında en sık görülen diş çürükleridir. Toplumun %97'sinde diş çürüklerine rastlanmaktadır. Bu durum özellikle kötü veya yetersiz ağız hijyeninden kaynaklanır. Ağız içine yerleşen bakteriler şekerli ve unlu yiyecek kalıntıları ile asit oluşturur ve bu da dişin koruyucu tabakasını zayıflatarak çürüklere neden olur. Diş ağrıları genellikle zonklama şeklinde ve oldukça rahatsız edici olarak duyulur. Ağrı gittikçe şiddetlenir ve bazen dayanılmaz bir hal alır. Özellikle abse gibi iltihabi bir durum varsa dışarıdan farkedilecek kadar şişliklere neden olabilir. Sıcak-soğuk hassasiyeti ve dişe bastırınca hassasiyet artar. Dişlerde minik kırılmalar görülebilir.
    Diş ağrısı başladığında vakit kaybetmeden bir diş hekimine gitmek gereklidir. Zira diş ağrısı nedenlerinden de anlaşılacağı gibi, ağrı kendi kendine geçme özelliği genellikle göstermez ve tedavi gerektirir.Ancak diş sağlığını korumak ve diş ağrılarında en iyi tedavinin yapılmasını sağlamak için bazı noktalara dikkat edilebilir.
    Diş Ağrısı Tedavisinde Nelere Dikkat Edilmelidir?
Cevap: Ağız hijyenine dikkat etmek
Diş ağrısı başladığında, diş aralarında kalmış yemek artığı, vb olup olmadığı kontrol etmek; varsa dişe zarar vermeden ve ağrıyı artırmadan temizlemek
Bilinçsiz ve aşırı ağrı kesici kullanımından kaçınmak
Bilinçsiz ağrı giderme yöntemlerinden kaçınmak (ağrıyan diş üzerine ağrı kesici konması, alkollü pamuk uygulaması, vb.)
Diş hekimine ağrı ile ilgili ayrıntılı bilgi vermek ve varsa daha önce geçirilen diş operasyonlarından haberdar etmek
    Ağız kokusunu engellemek için ne yapabilirim?
Cevap: Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur. Çoğunlukla fena ağız kokusunun sebebi (%90 oranda) ağız içi kaynaklıdır. Diğer sebep ise mide-barsak yada üst solunum yolu rahatsızlıklarıdır. Bunlara ilaveten özellikle çocuklarda barsak parazitlerine bağlı daha çok sabahleyin gözüken ağız kokusu oluşabilir. Bazı sistemik hastalıklarda da (diyabet gibi) kötü koku görülmektedir.
Ağız içi kaynaklı kokunun sebepleri başlıca;
1. Kokulu yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi
2. Diş çürüğü
3. Periodontal (dişeti ve çevre kemik dokusu) hastalıklar
4. Sürekli ağız kuruluğu
5. Tütün kullanma
6. Yetersiz ağız hijyeni (kötü bakım)
Dişhekiminiz size ağız kokusunun sebebinin belirlenmesinde yardımcı olur eğer sebep ağız içi kaynaklı ise bu sorununuzun giderilmesinde gerekli tedavi planlamasını yapar.
    Kötü kokuyu neler yapar?
Cevap: Yediğimiz gıdalar solunumumuzu etkiler, özellikle soğan sarımsak gibi yiyecekler kan dolaşımımıza geçerler, oradan akciğerlere transfer edilir ve nefesimizle dışarı atılır.
Diş fırçalama, dişipi kullanımı ve ağız gargaraları, sakız çiğneme kokuyu sadece geçici olarak maskeler. Vücut gıdayı elimine edene kadar koku kalır. Diyet yapanlarda düzensiz yemek yemeye bağlı olarak ağız kokusu olur.
Düzenli ağız bakımı olmazsa, gıda artıkları dişler arasında, dilin ve dişetlerinin üstünde birikerek ağızda kalır, belli bir süre sonra kokuya neden olur. Protezlerin de iyi temizlenememesi ağız kokusuna yol açar.
Periodontal sağlığın bozulduğunun en önemli habercisi de ağız kokusudur.
    Bir diş fırçasını ne kadar kullanabilirim?
Cevap: Genelde 3-4 ay kullanılabilir. Diş fırçasının bozulduğunu kıl demetlerinin birbirinden ayrılmasından, dağılmasından ve eğilmesinden anlayabilirsiniz. Sert kıllı fırçalar dişlerinize zarar verebilir. Çocuklar ise henüz doğru fırçalamayı tam olarak uygulayamadıklarından daha çabuk fırça eskitirler.
    Çocuğumun dişlerini günde kaç kez fırçalatmalıyım?
Cevap: Sabah kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce, sadece üçer dakikalık etkili bir fırçalama işlemi yeterlidir. Her iyi alışkanlık gibi diş fırçalama alışkanlığı da çocukluk döneminde kazanılacaktır.
    Diş çekiminden sonra neler olur, neler yapılmalıdır?
Cevap: Ortalama 3 saat sonra, uyuşukluk hissi geçer.
Çekim yerine konan pamuk tampon 15 dakika dişler sıkılarak bastırılmalıdır, çekim yarasının ilk andaki kanaması bu tamponlama ile durdurulmaktadır.
Pamuk tamponun sık sık değiştirilmesi pıhtılaşmayı geciktireceğinden tavsiye edilmez.
Tampon atıldıktan sonra (kişiye ve yara yerine göre) pıhtılaşma başlayana kadar sızıntı şeklinde bir kanama olur.
Uyuşukluk geçtikten sonra hafif bir ağrı olabilir. Bu durumda (Aspirin dışında !) ağrı kesici bir ilaç kullanılabilir.
    Biberon çürüğünden korunmak için ne yapmak gerekir?
Cevap: Bebeklerde meydana gelen çürüklerin tedavisi çok güç olduğundan, koruyucu önlemlerin erken dönemde alınması gerekir. Bunlar:
Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin.
Biberondaki süte şeker, bal, pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.
Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin.
İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ile dişlerini silerek temizleyin.
    Süt diş çekimi alttaki dişe zarar verir mi?
Cevap: Zamanı geldiğinde yerini almak için hareket eden daimi dişler üzerlerindeki süt dişlerinin köklerini eritirler ve süt dişi sallanmaya başlar. Hekim diş çekimi sırasında altındaki daimi dişe zarar vermemek için özen göstermelidir. Doğru şekilde yapıldığında, süt dişi çekimi veya anestezi alttaki sürekli dişe kesinlikle zarar vermez.
    Çocuğumun tel takmaya ihtiyacı olup olmadığını nasıl anlayabilirim?
Cevap: Dişlerin çapraşık ve sıkışık durması, birbirlerinin üstlerine binmiş olmaları, üst ya da alt çenenin diğerine göre daha fazla önde ya da geride durması ortodontik tedavinin gerekliliğini gösteren durumlardır. Bunun yanısıra; çiğnemede güçlük, ağızdan nefes alma, dili ön dişlere bastırma, parmak emme alışkanlığı, çene kemiğinden gelen çıtırtı ve benzeri sesler de ortodontik tedavinin yapılmasını gerektirebilir. Çoğu zaman ortodontik tedavinin gerekliliği kolayca anlaşılmayabilir. Çocuğunuzu dişhekimi muayenesine götürerek bu durum konusunda daha kesin bir sonuca ulaşabilir ve tedavisi için yardım alabilirsiniz. En doğru yaklaşım çocuğunuzu küçük yaşlardan itibaren düzenli olarak (6 ayda bir) dişhekimi kontrolüne götürmektir. Bu şekilde hekiminiz sizi çok geç olmadan ortodontiste (diş çapraşıklıklarını tedavi eden dişhekimi) yönlendirebilir. Erken müdahale ile bir çok sorun ilerlemeden önlenebilir.
    Bruksizm (Diş Gıcırdatma) nedir?
Cevap: Genellikle uyku sırasında dişleri bilinç dışı bir şekilde sıkarak yapılan bir eylemdir. Bu normal olmayan bir durumdur ve oldukça rahatsız edici bir ses ortaya çıkar. Bruksizmin genetik olduğu düşünülmekte ve toplumda ortalama olarak her 5 kişiden 2 sinde bulunmaktadır. Bruksizmi olan kişilerin yüzde 5 ile 10 arası bir kısmı dişlerine uyguladıkları kuvvet sonucu dolguların ve dişlerin kırılması gibi zararlara yol açabilmekte, bir kısmı da çene eklemi disfonksiyonlarından şikayetçi olmakta ve sabahları sebepsiz başağrısı ve yüz ağrıları çekmektedirler.
Bruksizmin psikolojik ve fiziksel bir çok sebebi olabilmektedir, fakat bunlar arasında en öncelikli olanı strestir. Stresin arttığı dönemlerde bruksizm de şiddetlenir. Bazen dişlerdeki kapanış bozuklukları da bruksizme sebep olabilmektedir.

    Bruksizminizin olup olmadığını anlamak için size birkaç soru soruyoruz:
  • Dişlerinizi uyurken gıcırdattığınızı eşiniz ya da ailenizden birisi size söyledi mi?
  • Boyun ve omuz kısımlarınızda ağrılarınız oluyor mu?
  • Eklemlerinizden klik sesi geliyor mu?
  • Sabahları uyandığınızda çene ekleminiz, yüz kaslarınız ve kulaklarınızda bir yorgunluk ya da ağrı oluyor mu?
  • Dişleriniz hassas mı?

Bruksizmin sebep olduğu problemlerin tedavisi mümkünken bu durumun tamamen ortadan kaldırılması her zaman mümkün değildir. Tedavi daha çok akut problemleri çözmeye yönelik olarak uygulanır ve bir dişhekimi ve fizyoterapistin birlikte çalışmasını gerektirebilir. Kasların gevşemesine yönelik tedaviler uygulanabileceği gibi diş problemlerinin hallolması da sorunu çözebilmektedir. Bazen bunlar yeterli olmamakta stres için tavsiyeler, ya da bruksizm için ilaç enjeksiyonu uygulanabilmektedir. Dişler üzerine diş hekimi tarafından uygulanan şeffaf plaklar (gece plağı) aracılığıyla bruksizmin zararlı etkilerinden korunmak mümkündür. Bu plak gece yatmadan önce takılarak dişlerde aşınma ve ağrı oluşması engellenebilir.
    Diş taşı neden oluşur ?
Cevap: Dişte oluşan taşların birikmesi bakterilerin çoğalmasına neden olduğundan diş eti rahatsızlıklarına, diş minelerinde zedelenmelere, diş çürümelerine ve diş eti çekilmelerine neden olmaktadır.
Diş eti rahatsızlıkları ile başa çıkabilmek için diş temizliğine çok önem verilmesi gerektiğini belirten diş hekimleri, ultrasonik cihazlar ile ya da diş minesine zarar vermeyecek en uygun aletler yardımı ile diş üzerinde oluşan kalın plak tabakasını ve diş taşlarını temizlerler.
Ağzı bakımınızı düzgün yaptığınız taktirde diş üzerinde oluşan plak tabakası ve diş taşı tabakası oluşumu en alt seviyeye düşecektir. Eğer diş taşı ve plak oluşumunuz sık ise bu, ağız bakımınıza yeterince özen göstermediğinizin ve etkin bir ağız içi temizlik yapamadığınızın belirtisidir. Dişhekiminizden doğru diş fırçalama ve dişipi kullanma tekniklerini öğrenmeniz ve ağız içi temizliği düzenli olarak yapmanız gerekmektedir.